Mavi Marmara gemisi yolcuları yaşadıkları İsrail vahşetini anlattı…
Mavi Marmara gemisiyle, Siyonist İsrail’in ambargo altında tuttuğu Gazze’ye insani yardım götürürken saldırıya uğrayan gönüllüler, Fikirtepe Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği’nce (Fikir-Der) düzenlenen, “Mavi Marmara kahramanları anlatıyor” adlı panelde bir araya geldiler.
Free Palestine (Özgür Filistin) organizasyonuyla Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan, ama Akdeniz’de İsrail’in saldırısına maruz kalıp yaralanan İlyas Yılmaz ile Ayhan Altuntaş, Fikir- Der’in düzenlediği panelde, yaşadıklarını katılımcılarla paylaştılar.
Sinan Erpolat’ın yönettiği panel, ambargoyu ve Türkiye’de Gazze için yapılan mitingleri konu alan sinevizyon ile başladı. Programda; Gazze’ye insani yardım götürme fikrinin nasıl ortaya çıktığından, yardım malzemelerinin türlerine, İsrail askerlerinin gemiye nasıl müdahale ettiklerinden, gemideki aktivistlerin tutumlarına kadar pek çok önemli konu aydınlığa kavuştu.
Altuntaş konuşmasında, gemide inşaat malzemeleri, çocuk oyun parkları ve sağlık teçhizatı taşıdıklarını belirtirken; insani yardım dışında hiçbir patlayıcı ve kesici alet bulunmadığını da önemle vurguladı. Taşınan malzemeye ilişkin bilgileri olduğu halde İsrail askerlerinin beraberinde donanma gemileri, helikopterler, Zodyak botlar, bombalar ve gerçek mermiler bulunan silahlarla yaptıkları bu tam donanımlı müdahalenin bir savaş algısıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.
Altuntaş’ın sözlerini tamamlayan Yılmaz ise gaz ve sis bombaları kullanılan, gerçek mermilerle ateş açılan bu hain saldırı için, planlı ve kasıtlı olarak namaz vaktinin seçildiğine dikkati çekti. Kendileri savaştaymışçasına tam donanımlı oldukları halde, bir avuç vicdan sahibi insanın tahta sopalarla yaptıkları savunmadan korkan İsrail askerlerinin, sonrasında bazı resim ve görüntülerle dünyaya haklılıklarını ispatlamaya çalışmasını ise, “korkaklıklarının teşhiri” olarak yorumladı.
İsrail askerlerinin kullandığı gerçek mermilerden birinin kendisine isabet etmesi sonucu aşırı kan kaybettiğini belirten Yılmaz, yaralıların da artmasıyla geminin kan gölüne döndüğünü ve şehit olan kardeşlerinin, yine aynı plan ve kasıtla, önceden belirlenmiş olduğunu sözlerine ekledi.
Yaralıların ve şehit sayısının artması üzerine direnişi sona erdiklerini ifade eden Altuntaş; “İsrail yalan ve zulüm üzerine kurulmuş bir devlettir. Teslim olduktan sonra bize verilen hiçbir söz yerine getirilmemiş; yaralı kardeşlerimize anestezi uygulanmadan vücutlarındaki mermiler çıkarılmaya çalışılmıştır. İnsan katlinden zevk alan bu vahşiler, uçaklara binene kadar psikolojik ve fiziki işkenceye devam etmişlerdir.” dedi.
İsrail askerlerinin ibadet zamanı yaptığı bu saldırıya karşılık gemide muhteşem bir direniş, çok kuvvetli bir itaat anlayışı ve Allah’ın rahmeti olarak büyük bir sekinet olduğunu vurgulayan panelistleri en hayrete düşüren gerçek ise; İsrail’de bilinenden çok fazla Türk Mossad ajanı ve Türk İsrail askerinin varlığına şahitlik etmeleri olmuş.
Altuntaş, paneli sonlandırırken, başta Türkiye olmak üzere tüm Müslümanların, esasında tüm insanlığın taşıması gereken sorumluluk bilinci ve vicdan duygusuna gönderme yaparak; “…devletten bir şeyler yapmasını beklemek yerine her Müslüman ve vicdan sahibi insanın, ‘Acaba Gazze’deki bu zulmün bitmesi için neler yapabilirim?’ diye kendisine sorması gerektiğini, Gazze ile kan kardeşi, din kardeşi olduğumuzu ve Mavi Marmara’nın dünya tarihinde yeni bir sayfa açtığını” söyledi.
HaberKültür/Talha Yıldırım









